HARIKABILGILER.COMhttp://harikabilgiler.comharikabilgiler.com - Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu - Son EklenenlertrCopyright (C) 1994 harikabilgiler.com 1HARIKABILGILER.COMhttp://harikabilgiler.comhttp://harunyahya.com/assets/images/hy_muhur.png11666Sayın Erdoğan, Sayın Mustafa Destici İle Görüştü 4 Aralık 2017, Yeniçağ Gazetesi

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Parti sözcüsü Mahir Ünal şu açıklamada bulundu:

“Bugün BBP Genel Başkanı Mustafa Desteci, genel başkanımız ve cumhurbaşkanımızı ziyaret ettiler.  Milli manevi meseleler üzerinde duruldu ve cumhurbaşkanımıza destek olduklarını ifade ettiler.”

/*****************/

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana Sayın Adnan Oktar İngiliz derin devletinin oyunlarına karşı Hükümetimiz’in en güzel şekilde yanında olmuş, milletimizin ve siyasi partilerimizin de Sayın Erdoğan’a destek vermelerinin milli bir mesele olduğunu söylemiştir.

Sayın Oktar’ın ısrarla yaptığı bu hatırlatmalardan sonra MHP lideri Sayın Bahçeli Hükümetimiz’in yanında yer almıştır. Son olarak BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de Sayın Erdoğan ile görüşerek, tüm milli meselelerde Hükümet’in yanındayız mesajını vermiştir.

22 Kasım 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hoca’ya iyi sahip çıkalım. Çünkü ona kafayı taktılar belli. Yani o gitse iş bitecek gibi. Türkiye’yi teslim almanın başı olarak görüyorlar onu. Onu teslim alırsak arkası gelir diye düşünüyorlar. Onun için Tayyip Hoca’yı onlara vermeyeceğiz. Hiçbir şekilde, bunu unutacaklar. Gençler sık sık bunu vurgulayan bir tavır içinde olsunlar.

18 Kasım 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Olay bu işte, yani yerli ve milli olmak. Bütün kilit nokta o. Çünkü İngiliz derin devleti yerli ve milli olmayı kabul etmiyor. Abdülhamit döneminden beri kabul etmiyor. Bütün olayın kaynama noktası budur. MHP yerli ve millidir, AK Parti yerli ve millidir.

Bundan sonra ne AK Parti’nin ne MHP’nin sırtı yere gelir. Ne de bu milletin sırtı yere gelir. Bundan sonra yollar dümdüz Allah’ın izniyle. Büyük Birlik Partisi’ni de bekliyoruz bu ittifak içerisine. Saadet Partisi’ni de bekliyoruz yerli ve milli olma konusunda. Tayyip Hoca “ben fikre kapalıyım, dediğim dedik” kafasında değil. Her dediğimizi yaptı, her dediğimizi de yerine getiriyor. Dolayısıyla Tayyip Hoca’ya sahip çıkmak bir vatandaşlık görevi, bir milli görevdir. Kendi evladımız, kendi insanımız. Madem Deccal ona kafayı taktı, Deccal’e onu yedirtmeyiz.


24 Ekim 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: FETÖ’cülerin arasında Türk milleti Yecüc ve Mecüc olarak biliniyor. Yecüc ve Mecüc yani yok edilmesi gerek kavim olarak biliniyor. Onun için bu kahpeler böyle acımasızca saldırdılar, çoluğa çocuğa, yaşlı kadınlara, el kadar çocuklara. Tanklarla ezdiler.

Bu oyuna karşı Milliyetçi Hareket Partisi, AK Parti ittifak halinde. Bu çok doğru, güzel yapıyorlar. Allah razı olsun. Büyük Birlik Partisi de bu ittifakı tam desteklesin. Saadet’le de konuşalım onlar da desteklesinler Tayyip Hoca’nın şahsını... Çünkü milli alenen milli. Ve belanın farkına vardı o ve de cesareti de çok iyi.


23 Ekim 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: En büyük hizmet İngiliz derin devletine tavır almak ve İngiliz derin devletinin en büyük ileri karakolu olan FETÖ’ye tavır almaktır. PKK bile FETÖ’nün kontrolünde. FETÖ de İngiliz derin devletinin kontrolünde. Facia, ve adamlar kafayı Tayyip Hoca’ya takmışlar. Milletçe Tayyip Hoca’yı bütün gücümüzle destekleyip İngiliz derin devletine esaslı bir tokat indirelim. Esaslı bir tokat. Milliyetçi Hareket Partisi’ni yine tekrar tebrik ediyorum, Sayın Bahçeli’yi tekrar tebrik ediyorum. Tayyip Hoca’yı desteklesinler. Şahsını desteklesinler, partisini değil. Ve Büyük Birlik Partisi’ne de rica ediyorum bütün güçleriyle Tayyip Hoca’yı desteklesinler.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267690/sayin-erdogan-sayin-mustafa-desticihttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267690/sayin-erdogan-sayin-mustafa-desticiMon, 01 Jan 2018 22:58:00 +0200
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kaliteyi Bilmeyen İnsanlara Verilecek En Güzel Cevap Sevgidir”23 Kasım 2017, Milliyet

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Buğday” filminin galasına katıldı. Yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“Elbette zaman zaman haddini bilmeyen, kaliteyi hazmedemeyen, nezaket fukarası şahıslar da çıkabiliyor. Bunlara verilecek en güzel cevap sevgiyi korumak, işini en güzel, en kaliteli şekilde yapmaya devam etmektir. Bunun için biz her fırsatta merhametli büyüme diyoruz. Bunun için her platformda adaleti, dayanışmayı, kardeşliği savunuyoruz.”

/*****************/

İngiltere derin devletinin özellikle Türkiye’de sevgisiz, kalitesiz, kavgacı bir nesil yetişmesi için zemin oluşturmaya çalıştığını anlatan Sayın Adnan Oktar, başta Hükümetimiz’in sevgi ve kalite konusunda atılımlarda bulunması, sevgi dilinin yaygınlaşması için sürekli hatırlatmalar yapması gerektiğini söylemektedir.

Nitekim sevgi ve kalite konusunda farklı kesimlerden açıklamalar gelmeye devam etmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da ilk defa kalite konusunda detaylı bir açıklama yaparak, “Zaman zaman kaliteyi bilmeyen, nezaketsiz kimselerin çıkabildiğini, bu kişilere verilecek en güzel cevabın sevgiyi korumak olduğunu” söylemiştir.

22 Eylül 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Kalite Türkiye’de hiç ağza alınmıyordu. Israrla kalitenin üstünde durunca ve gençliğin de kaliteye çok önem verdiğini görünce -çünkü bu ısrarlı anlatımlar güzel netice verdi- Tayyip Hocam da kaliteyi önemli bir konu olarak ele aldı. Ama Tayyip Hocam bir bakanlık kurarsan, Kalite ve Sanat Bakanlığı, inan çok büyük bir hizmet yapmış olacaksın ve gayet güzel arkası gelir.


28 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Avrupa’ya göre İsveç, Norveç, Hollanda, Danimarka’ya, Ukrayna’ya göre Türkiye’deki görgü, kültür düzeyi, medeniyet anlayışı, sanat ve estetik anlayışı bazı yerlerde çok geri gerçekten. Bu doğru, zaten bunun derdindeyiz biz. Bu bir felaket. Sanat anlayışı felaket bazı yerlerde, kalitesizlik felaket. Ama gençlerimiz çok zeki ve kaliteye, güzelliğe çok önem veren insanlar. Bu, gereksiz yere gelenekçi ortodoks sistem tarafından bize yapıştırıldı. Bunu temizlemek an meselesi. Hükümetle ittifak etmesi gerekiyor gençlerin. Tayyip Hocam bu konuda evvelAllah en önde gider. Ama şu bakanlık işini bak ben uzun süreden beri söylüyorum, Tayyip Hocam bu konuyu halletsin, istirham ediyoruz kendisinden.


17 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Yol, köprü, baraj yapılması, sanat ve özgürlük olmadığında eksik kalıyor. Tüm sokaklarda sanat olmalı, kadınlara özgürlük olmalıSanat ve Kalite Bakanlığı kurulması çok önemli bir konudur. Bu, Türkiye'nin konuya verdiği önemi gösterir. Bir adım atılırsa arkası gelir.


10 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye’de gençliğin bir kısmını sevgisiz, merhametsiz, dar düşünen, kinci, kıskanç, kavgacı, ağzı bozuk, nefrete yatkın, kirli yüzlü, kirli elli, kirli bedenli, her yeri kirli, ruhu kirli insanlar haline getirdiler. Bu insanlarla her türlü belanın oluşabileceğine inanıyorlar. Bu çok büyük bir tehlike. İngiliz derin devletinin bu yönde bir politikası oluyor.

Gençler çok sevgisiz yetişiyor. Bu büyük bir tehlike. Devlet sevgiyi resmi olarak Anayasa’ya koysun. Devlet sevgiyi elde etmek için uğraşır diye madde konsun. Devletin asli görevlerinden birisi de insanların birbirini sevmesi, vatandaşların birbirini sevmesi, sevginin yayılması, insanlara, hayvanlara, bitkilere sevginin öğretilmesidir diye Anayasa’ya madde koyalım.


29 Kasım 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Sevgisiz, kavgacı, tartışmacı, iftiracı, kinci bir nesli de alttan alta Türkiye’de yetiştirmek istiyorlar. Büyük bir bölüm değil ama Deccaliyete yardım edecek bir ekip olarak yetiştirmek istiyorlar. Bu insanlara karşı sürekli uyarı görevi yapılması lazım.

Böyle esaslı bir kitle yetişiyor. Küçük de değil sayıları. İnternette bunlar lağım gibi akıyorlar. Bunları hep böyle güzelliğe, iyiliğe çeken konuşmalar yapmak lazım. Bu adamlar adam olmaz demek doğru değil. Konuşursun,  bayağı etkilenir, ömründe ilk defa duyuyordur çünkü. Onları hayatında bir kere bile uyaran olmaz.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267689/cumhurbaskani-erdogan-“kaliteyi-bilmeyen-insanlarahttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267689/cumhurbaskani-erdogan-“kaliteyi-bilmeyen-insanlaraMon, 01 Jan 2018 22:53:41 +0200
Sayın Binali Yıldırım: “Atatürk’ü Dindar İnsanlardan Soyutlamak İsteyenlerin Çabaları Nafiledir”15 Kasım 2017, Milliyet

Başbakan Binali Yıldırım Atatürk’ün dindarlığına dikkat çekti ve şunları söyledi:

“Atatürk bu ülkenin ortak değeridir. Toplumu bu konu üzerinden ayrıştırmak Atatürkçülük değildir, vatanseverlik hiç değildir. Laiklik, din ve devlet işyerini düzenleyen önemli bir alandır. Elmalılı Hamdi Yazır’a Kuran’ı Kerim tefsiri yazdıran, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü dindar insanlardan  soyutlamak isteyenlerin çabaları da nafiledir.”

/*****************/

Atatürk’ün dindar yönünü sohbetlerinde yıllardır sıklıkla dile getiren, bu konuda kitaplar yazan Sayın Adnan Oktar, günümüz gençliğinin modern ve aklı başında olmasına vesile olanın da Atatürk olduğunu söylemektedir. Ayrıca Sayın Oktar, Atatürk’ün hurafe geleneğini ortadan kaldıran, Mehdiyet öncüsü, özel bir insan olduğunu ve değerinin bilinmesi gerektiğini anlatmaktadır.

Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım da bir konuşma yaparak, “Elmalılı Hamdi Yazır’a Kuran  tefsiri yazdıran Atatürk’ü, dindar insanlardan soyutlamak isteyenlerin çabaları da nafiledir” ifadelerini kullanmıştır.

29 Ekim 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Atatürk Hz. Hızır (as)’ın talebesiydi, böyle bir nesil hedeflendi, böyle aydınlık, parlak, güzel bir nesil hedeflendi yüz yıl sonrası için. Yüz yılın planı o zaman yapıldı, bak böyle aydınlık, şirkten tamamen uzak, nurlu bir Kuran nesli yetişti, tertemiz. Hiç hurafesiz.

Atatürk Kuran’a dönmeyi sağlayan bir Mehdi’dir, başlangıç aşamasıdır. Hurafe geleneğini ortadan kaldırmış, şirk batağını kurutmuş bir insan. O yönü çok hayati. Ama bunu anlatırken tabii dinsizler buna sahip çıkarak anlatıyor. Sanki dini kuruttu gibi anlatıyorlar. Halbuki şirk batağını kuruttu Atatürk. Dinsizsen niye sahip çıkıyorsun Atatürk’e? Atatürk seninle tamamen zıt.


26 Ağustos 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Atatürk Hz. Mehdi (as) öncüsüdür, bir nevi Mehdi’dir. Ona Deccal diyenlerin, kendileri Deccal onu söyleyeyim. Atatürk’ün hayatı 19’la kodlanmıştır çünkü, Hz. Mehdi (as) öncüsüdür. Mükemmel bir Mehdiyet hareketi başlatmıştır. Mümin ve muttaki bir insandır, camide hutbe okumuştur, Kuran’ı Arapça’dan çok güzel okuyan bir insandır. Atatürk’ün çok güzel kıraati var. Kuran’ı çok şahane okuyan bir insandır, bu pek bilinmez. Anadolu’da on binlerce Kuran dağıttı. Abdülhamit Darwinist kitap dağıttı, Atatürk de on binlerce Kuran dağıttı. Abdülhamit’in tam zıddı. İmam Hatip okullarını kurdu, ilahiyat fakültelerini kurdu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurdu. Ve milletin Kuran’a dayalı İslam anlayışına dönmesi için elinden geleni yaptı. Putperest gelenekçi Ortodoks İslam anlayışını yerle bir etmek için bütün gayretini gösterdi. Yakışıklılığıyla, temizliğiyle, kalitesiyle, delikanlılığıyla örnek bir Müslüman’ın nasıl olacağını gösterdi.


27 Eylül 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kardeşim bir kere Atatürk, İslam aleminin en değerli hocasıdır, alimidir, ben söyleyeyim. İslam’ı en güzel ilk yaşayan insanlardandır. Hz. Ali (ra) gibi. Hz. Ali (ra) gibi şakacı, konuşkan, temiz, kaliteli bir insandır. “Sadece Kuran” diyen insandır Atatürk. Yiğit, kabadayı bir delikanlıdır. Kimseden de korkmaz. Bir tek Allah’tan korkar.

Atatürk’ü Deccal gibi gösterdiler ama aslında o bir Mehdi’dir. Yani bir nevi Mehdi’dir Atatürk. Çünkü Deccalleri etkisiz hale getirmiştir. Şirk dinini ortadan kaldırıyor. Uydurmaları ve hurafeleri ortadan kaldırıyor. Bunun için canını ortaya koyuyor. Bu nedir? Mehdiyettir. Şu an Türkiye’de dekolte serbestse Atatürk’ün sayesinde. Müzik serbestse Atatürk’ün sayesinde. Heykel, resim, özgür konuşmak hepsi Atatürk’ün sayesindedir. Atatürk’ün bu millete hizmeti çok çok büyük.


26 Nisan 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bizim çocukluğumuzda da öyleydi, Atatürk işte haşa Deccal derlerdi, baktık ki, ona Deccal diyenler, asıl Deccal. Bayağı bir bölümünün Deccal olduğunu anladık. Atatürk ne yapmış? Dini özüne çevirmiş, bağnazlığa karşı tavır almış. O sayede şu an rahat konuşabiliyoruz. Atatürk olmasa, burasının Suriye’den, Irak’tan hiçbir farkı olmazdı, daha da beter olurdu.


10 Haziran 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Mustafa Kemal Atatürk o kadar mükemmel bir Müslüman’dır ki, sahabe İslam’ını Türkiye’ye getiren insandır. Yani özgür, modern, sevecen, akılcı, aşk ve muhabbet dolu bir insan.

İmam Hatip okullarını kurmuş, İlahiyat fakültelerini kurmuş, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurdurmuş, Elmalılı Tefsiri’ni yaptırmış, Buhari-i Şerif’i tercüme ettirmiş, on binlerce Kuran’ı Anadolu’ya dağıttırmış, camiye çıkıp hutbe vermiş, Allah’ı, Kuran’ı, İslam’ı aşkla, muhabbetle övmüş, Peygamberimiz (sav)’e aşık bir insan. 


1 Şubat 2011, Gaziantep Olay TV 

ADNAN OKTAR: Atatürk dine muazzam sahip çıkan, çok candan Peygamber (s.a.v.) sevgisi olan, Allah sevgisi olan bir insandı. En başında da öyleydi, en sonunda da öyleydi. En sonunda konuşması var, vefatından bir ay önce yaptığı konuşmasında, “Peygamberimiz (s.a.v.)’e tam uyalım, Kuran’a tam uyalım” diyor.

İmam Hatipler’i açtırdı, İlahiyat fakültelerini açtırdı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurdurdu, Kuran tefsiri yaptırdı. Elmalı’ya söyledi, o çok güzel bir tefsir hazırladı. Buhari-i Şerif’i tercüme ettirdi. Anadolu’ya on binlerce Kuran dağıttırdı.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267688/sayin-binali-yildirim-“ataturku-dindarhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267688/sayin-binali-yildirim-“ataturku-dindarMon, 01 Jan 2018 22:41:04 +0200
Sayın Erdoğan: “Kadınların Sıkıntıları Geleneklerden Kaynaklanmaktadır”10 Kasım 2017, Enson Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genç Kadın Liderler Programı sertifika töreninde şöyle bir konuşma yaptı:

“Kadınların toplumda varlık göstermedeki sıkıntıları İslam’dan değil geleneklerden kaynaklanmaktadır. Sen ılımlı islam diyorsun, daha bir bayana araba kullandırmıyorsun. İslam'da buna mani var mı? Yok. İslam İşbirliği Teşkilatı’na da kadınlarımızı daha doğru dürüst almış değiller. Bir el hep önünü kesiyor. İslam İşbirliği Teşkilatı içinde kadınlarla ilgili çalışmalarda bir bariyer, bir direnç ile karşılaşıyoruz. Müslüman kadınları evlerine hapsedecek anlayış bir virüs gibi yayılıyor. Kadın eli değmeyen her iş bize göre eksiktir, yarımdır.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar’ın yıllardır verdiği ilmi mücadele neticesinde artık kadın hakları birçok kesim tarafından daha sık dile getirilmeye başlanmıştır. Sayın Oktar, kadınların Kuran’daki yerini, haklarını ve değerini sohbet programlarında ve makalelerinde sık sık anlatmakta, günümüzdeki kadın despotizminin hurafelere dayalı gelenekçi ortodoks İslam anlayışı ve Darwinizm felsefesinden kaynaklandığını belirtmektedir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da bir konuşma yaparak, “Kadınların toplumda varlık göstermedeki sıkıntıları geleneklerden kaynaklanmaktadır” diyerek, kadınları eve hapsetme mantığının yanlış olduğunu belirtmiştir.

24 Ekim 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışında, kadınlardan nefret eden tipler var. Kadınları hayvan gibi görüyor, yarım görüyor. Onların yüzde doksan dokuzunun cehenneme gideceğine inanıyor. Ne denirse dediklerinin tersinin yapılması gerektiğine inanıyor. Böyle bir ortamda, aşağılamanın en şiddetlisinin olduğu bir ortamda, ki Darwinizm de insanların hayvandan geldiğini söylüyor, kadınların da insan olma aşamasında olan hayvanlar olduğuna inanıyor. Böyle dehşet verici bir ortamda insanlar tabii ki mutlu olmaz.


12 Ekim 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Gelenekçi sistemi, İngiliz derin devletini ve Darwinist felsefeyi inceleyince hepsinin hedefinin kadınları aşağılamak olduğunu gördük. Ama öyle az boz aşağılamak değil, akıl almaz aşağılama, akıl almaz bir karşıtlık. Ama inanılır gibi değil. Nerede kötü şey varsa kadınlara yöneltilmiş. Bir erkek korumacılığı yapılmış. Nerede kötü şey varsa kadınlara. Kadınlar da yumuşak başlı, halim oldukları için, sevecen, sessiz oldukları için, sabırlı oldukları için, müsamahalı ve tahammüllü oldukları için o canlarımı ezim ezim ezmeye kalkmışlar. Hayretler içinde biz bunu görüyoruz.

Bu oyun bitti. Bundan sonra böyle rezalet kim yaparsa kanunla hukukla buna izin vermeyeceğiz. Bak gazetelerde, internette her yerde duyuyorsunuz. Bundan sonra kadınların hürriyet çağı başladı. Bu yüz yıl kadınların yüz yılı, onların hürriyet yüz yılı. Her yerde huzur, güven, neşe içinde yaşayacaklar. İstedikleri gibi giyinirler, istediği gibi yerler, istediği gibi gülerler, istediği gibi gezerler. Kimse karışamayacak.


4 Mart 2015, Sayın Adnan Oktar’ın Dailymail News’de Yayınlanan Makalesi

ADNAN OKTAR: Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile kadın haklarına verdikleri önem arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Kadına gereken değerin verilmediği bir toplumda medeniyetten söz edilemez. Kadınların özgür olmadığı bir ülke kelimenin tam anlamıyla mahvolmuştur. Nerede kadın eziliyorsa, orada insanlık suçu vardır ve böyle bir ülkenin çöküşü kaçınılmazdır.


24 Kasım 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Mesela iş yerlerine öncelikli olarak kadınların alınması, Meclis’e öncelikle kadınların alınması gerekiyor. Zor işlerde kadının çalıştırılmaması gerekiyor. Kadınların üstünlüğünün kabul edilmesi, eşitliğin kaldırılması, bu çok önemli. Pozitif yönde nezahetin, kalitenin, güzelliğin bir gereği olarak, güzel ahlakın bir gereği olarak, nasıl anneye bir üstünlük veriyoruz, kadına üstünlük verilmesi gerekir. Yabancılarda bu böyledir. Kadın arabadan inerken adam iner, arabayı açar, kadının elinden tutup arabadan indirilir. Bu onun üstünlüğünü gösterir. Mesela bir yere geldiğinde hanımlar, ayağa kalkılır. Bu onun üstünlüğünü gösterir. Her yerde üstünlüğünün gösterilmesi gerekiyor. Kadının üstün olması medeniyetin süsü ve güzelliğidir. Bir ahlaktır bu, ahlak üstünlüğüdür. Bu bir güzelliktir. Bunun yapılması gerekiyor.


31 Ekim 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hanımları yönlendiren bir politika ve üst perdeden bir üslup biraz kızdırıcı, rahatsız edici duruyor. Hanımlar bayağı akıllı, çok görgülü, kaliteli insanlar. Allah insanları eşit yaratmıştır; erkekleri de, kadınları da eşit yaratmıştır. Her yönden eşittirler.

Hanımların özgür olması gerekir. Yani kimse hanımlara yol göstermek durumunda değil, akıl vermek durumunda değil. İlla akıl vermeleri gerekiyorsa, hanımlar beylere akıl verirler. Yani onlara üstünlük tanısınlar bu konuda. 

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267687/sayin-erdogan-“kadinlarin-sikintilari-geleneklerdenhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267687/sayin-erdogan-“kadinlarin-sikintilari-geleneklerdenMon, 01 Jan 2018 22:34:38 +0200
Şehit Babası Sayın Taşdemir: “Oğlumun Şehadeti Bizi Şereflendirdi” 3 Kasım 2017, Haber 7

Diyarbakır'da terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda şehit düşen polis memuru Ahmet Alp Taşdemir'in babası şöyle bir konuşma yaptı:

“Bu ezan ve bayrak, necip milletin omzunda yücelmeye devam edecek. Benim oğlum Peygamberlerin yanında olan şehadet makamına ulaştı. Doğduğunda Rabbim bizi şereflendirmişti, şehit olarak ölümüyle de yine şereflendirdi. Bunun için ben Rabbimin hükmüne boyun eğdim. Hiç şikayetim yok. Rabbimizden gelen başım gözüm üstüne. Bizim ümmetimiz, milletimiz, vatanımız sağ olsun”

/*****************/

Şehitliğin Allah katında bir şeref ve çok büyük bir makam olduğunu Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında sık sık hatırlatmaktadır. Ayrıca Sayın Oktar, şehitlerin arkasından yas tutmanın haram olduğunu söylemekte, bunun PKK’yı sevindirecek bir tavır olduğunu belirtmektedir.

Diyarbakır’da terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonda şehit düşen polis memurunun babası İbrahim Taşdemir’in tevekküllü konuşmasını Haber7 sitesi de “Şehit Babasının Metaneti Ağlattı” başlığıyla vermiştir.

25 Nisan 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (s.a.v.) ölen birisinin arkasından yas tutmayı haram kılmıştır. Çok fazla rivayette bu belirtilir. Kuran ayetlerinde de mühim bir günah olarak belirtilir, ehemmiyetli bir suç olarak. Tevekkül etmemek, Allah'ın yaptığına rıza göstermemek haramdır. Eğer sen mesela müzik dinlerken müzik dinlemiyorsun, espri yapmıyorsun ve gülmüyorsun; karamsar, içine kapanmışsın, yas tutuyorsun. PKK ne istiyordu? Bunu istiyordu, değil mi? Sen ne yapmış oluyorsun? PKK'nın dediğini aynısıyla yapmış oluyorsun. Adam hedefine tam ulaşmış oluyor. Sen onun hedefini ortadan kaldıracaksın. Tam tersini yapacaksın. PKK eylem yapıyor, şehidimizi tekbirlerle kaldırıyoruz. Ve sevinç içinde oluyoruz. Anneler diyor, "Ben de gideceğim. Helal olsun benim oğlum bu vatana." diyor. İşte delikanlılık, kabadayılık budur.


5 Ağustos 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Gece-gündüz biz şehit cenazeleri görüyoruz ve şehit cenazelerinde ayım-bayım olan insanlar, feryat eden insanlar görüyoruz. Halbuki bunu da devlet temin edebilir. Oraya giden subaylar, hocaefendiler, o anneleri, babaları ikna edip, şehitliğin bir şeref olduğunu, onun sevincini göstermeleri gerektiğini, PKK’yı sevindirecek bir şeyi yapmanın yakışık almayacağını, onları kızdıracak bir üslup kullanmak gerektiğini, Kuran’a uygun olanın bu olduğunu tembihleyip, gerekeni yapabilirler.

Bizde ağlama olmaz. Çanakkale’de biz ağlamadık. Dumlupınar’da ağlamadık, Malazgirt’te  ağlamadık. Biz niye ağlayalım? Şehitliği bu kadar isteyen bir millet olarak, şehitliği şeref bilen bir millet olarak niçin ağlayalım? Bilgisizlikten ağlanır. Belki heyecandan ağlıyordur. Ama çoğunluğu bilgisizlik.


22 Ağustos 2012, A9 TV

ADNAN OKTAR: Şehitlik çok büyük bir makamdır. Peygamberlerle, sıddıklarla beraber oluyorlar. Doğrudan cennete gider şehitler. Cennete gitti diye mi ağlıyorsun? Kayboldu diye ağlıyorsun, inanmıyorsun. Yok oldu zannediyorsun. Cennete gidene ağlanır mı? Cennete gidene sevinilir. Müslüman, kardeşi cennete gitti diye sevinir. Dünya acıların, zorlukların yaşandığı bir yerdir. Acılar ve zorluklar yurdundan, çilenin yaşandığı bir yurttan, refah yurduna, bayram yurduna, sevinç yurduna gidiyorlar. Yeni bir boyuta geçiyorlar. Ne mutlu onlara. Ne güzel Peygamberlerle kucaklaşıyorlar.


3 Temmuz 2010, Kocaeli TV

ADNAN OKTAR: … Şehitlik için ayette Allah; ‘güzellik’ diyor, ama adam hüngür hüngür ağlıyor. O zaman sen bu ayeti kabul etmemiş oluyorsun, Allah’ın güzellik dediğiniGüzelliğe ağlanmaz.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267686/sehit-babasi-sayin-tasdemir-“oglumunhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267686/sehit-babasi-sayin-tasdemir-“oglumunMon, 01 Jan 2018 22:26:54 +0200
AKM’nin Yerine Opera Binası Yapılacak1 Kasım 2017, Sözcü

Turizm Şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "İstanbul'daki Atatürk Kültür Merkezi yıkılıyor. Yerine yenisini yapacağız. Pazartesi günü İstanbul'da lansmanını yapacağız. 2019'unun sonuna kadar oraya bir opera binasını İstanbulumuza kazandıracağız." dedi.

/*****************/

Kaliteli bir toplumde sanatın çok hayati bir yeri olduğuna sohbet programlarında sık sık değinen Sayın Adnan Oktar, Hükümetimiz’i bu yönde çalışma yapmaya teşvik etmektedir. Operanın da sanatın önemli bir dalı olduğunu belirten Sayın Oktar, Hükümetimiz’in bu alanda da girişimlerinin olması gerektiğini ifade etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız da bir açıklama yaparak, Atatürk Kültür Merkezi’nin yerine opera binasının yapılacağı müjdesini vermiştir.

9 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Tayyip Hocam, mesela Osmanlı sultanlarından birçoğu operaya gidiyordu, Abdülaziz başta olmak üzere. Sanat ve sanat etkinliklerine katılmak çok hayati. Tayyip Hocam’ın kendisi de bu etkinliklee katılabilir. ... Operaya gidebilir, kendi evinde veyahut Külliye’de küçük bir müzik resitali olabilir, veyah ona benzer bir şeyler olabilir. Çok yakışır, Avrupai bir görünüm verir. Tayyip Hocam’a zaten sık sık hatırlatıyoruz sanata önem vermesini, kaliteye önem vermesini.

Aslında çok güzel olur. Baleyi belki bu gelenekçi Ortodoks kesim tepkiyle karşılayabilir ama onun da bir çözümü bulunabilir. Tayyip Hoca tabii dengeye de dikkat ediyor. Fakat operanın hiçbir mahsuru yok, opera olur. Baleye de, balerinleri çağırıp tebrik edebilir. İlla bale gösterisi izlemesi şart değil.


24 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Opera da sanatın çok önemli bir dalı, mühim bir dalı. AK Parti hükümeti döneminde AKM yerine opera binası yapılıyorsa bu iftiharla değerlendirilsin. Çünkü hükümet gelenekçi Ortodoks sistemin baskılarına rağmen opera binası yapıyor ve müzik üniversitesi kuruyor. Sanata büyük katkıda bulunuyor. Bunun takdir edilmesi lazım. Atatürk Kültür Merkezi adı üstünde kültür, kültürün en önemli yönü nedir? Sanattır. Sanatın en mühim şubelerinden biri de operadır. Abdülaziz de operaya çok önem veriyordu. Atatürk de operaya çok önem verdi. Tayyip Hoca da operaya çok önem veriyor. Güzel bir şey bu, takdir edilmesi lazım.


19 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:   Sanatın en güzelini bizim, Türkiye’nin elde etmesi gerekir. Resimde, heykelde, müzikte dünyaya öncü olalım. En güzel resim yarışmaları burada olsun. Heykel yarışmaları burada olsun. Büyük müzik yarışmaları burada yapılsın. Resitaller verilsin. Operalar buraya çağırılsın. Her yönden bu çok olumlu etki yapar.


16 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hoca operaya gitsin. Opera müziği dinlesin. Opera sanatçılarını teşvik etsin. Sık sık operaya gitse, tiyatroya gitse bayağı sevilir. Mesela Saray’da resim sergisi açtırsın. Dünyanın ünlü ressamları gelsin. Saray’ın bahçesinde veyahut başka bir yerde heykel sergisi açtırsın. Dünya müzisyenleri çağrılsın. Burada büyük müzik yarışmaları yapılsın. Güzel olur. O zaman çok beğenilir.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267638/akmnin-yerine-opera-binasi-yapilacakhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267638/akmnin-yerine-opera-binasi-yapilacakMon, 01 Jan 2018 03:09:14 +0200
Cumhuriyet Bayramında Külliye’ye Gelen Misafirler Mehter Takımı İle Karşılandı29 Ekim 2017, Anadolu Ajansı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resepsiyon verdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gelen davetliler 3 No'lu giriş kapısında tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerlerle, güney girişinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mehteran Birliği, kuzey girişinde ise Muhafız Alayı Bandosu tarafından karşılandı. 

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yaptığı sohbet programlarında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önemli toplantılarda Mehter takımı ile karşılanması gerektiğini söylemişti.

Nitekim Cumhuriyet Bayramı’nda Külliye’ye gelen misafirler Mehter Takımı ile karşılanmıştır.

27 Ekim 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’ın karşılanmasında Mehter istiyoruz. Mehter takımı… Kardeşim milli bandomuz değil mi bu? Ben klasik bando istemiyorum. Mehterle karşılansın. Biz Osmanlı’dan gelen bir nesiliz. İngiltere’de mesela tarihidir. Karşılamalar hep tarihi usul ile yapılır. Bizde de tarihi usul ile yapılsın. Mehter takımı daima Cumhurbaşkanı karşılamalarında hazır bulunsun.


21 Haziran 2017, A9 TV

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaflara verilen iftarın salonuna gelirken davul ve manilerle karşılandı)

ADNAN OKTAR: Çok çok iyi olmuş. Fakat tabii bu Tayyip Hocam’ın güzel bir ilk atılımı. Şimdi benim bu Mehter’le karşılama konum aklına yatmış Tayyip Hocam’ın. Bu güzel. Etrafındakiler de teşvik etsin. Etrafındakilerin yapacağı bir şey bu. Tayyip Hocam’ı böyle önemli toplantılarda özellikle Topkapı’da, Hırka-i Şerif ziyaretlerinde mutlaka Mehter takımıyla karşılasınlar. Ordu mehterini getirsinler. Yer gök inlesin. Gayet güzel bir gelenek olarak bunu başlatsınlar. Bu da ilanihaye gitsin. Hiç hiç hiç tereddüt edecek bir şey yok. Ama bunu Tayyip Hocam teklif edemez. Etrafı bunu teklif edip gereğini yapsınlar. Kendi de teklif edebilir ama etrafı yapsa daha şık olur, daha güzel olur. Bu ilk girişim olarak güzel olmuş. Mutlaka Mehter’le karşılanması lazım Tayyip Hocam’ın. Ben ilk defa görüyorum bunu. Tayyip Hocam’a Mehter’in bir altyapısı olarak yapmışlar. Bir dahaki sefere mutlaka öyle yapalım. Hırka-i Şerif ziyaretleri, Topkapı ziyaretleri mutlaka Mehteran eşliğinde olsun. Ve çok katlı Mehteran. Küçük mehter değil. Yani en gelişmiş, en yüce sistem nedir? Osmanlı bandosudur. Bandoların en mükemmelidir, tarihi bandoların. Bütün dünyaya da çok güzel örnek olur. Büyük sükse olur. Mutlaka bu şekilde yapsınlar.


9 Haziran 2017, A9 TV

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Saadet Dairesi’ni ziyaret ederek Destimal programına katıldı)

ADNAN OKTAR: Ama şimdi burada yapılan bir eksiklik var. Bunun bir adet haline gelmesi lazım. Mehter takımıyla karşılasınlar Tayyip Hocam’ı Topkapı’ya her gelişinde. Bundan bir şekilde çekiniyorlar herhalde, bazı adamlar dedikodu falan yapar diye. Kardeşim, dedikodu olsun da öyle olsun. “Mehter takımı karşıladı” desinler. Topkapı’ya gelişlerinde Mehter’le karşılanması lazım Tayyip Hocam’ın, ve giderken de yine Mehter ile uğurlanması lazım. Resulullah (sav)’in Hırka-i Şerif’ini ziyarete geldiğinde Cumhurbaşkanı - sen orada Mehter ile karşılamıyorsan, nerede kime kullanacaksın Mehter’i? Sokakta öyle durduk yere Mehter olmaz. Olur da asıl yakışan yer budur. Bundan sonra Cumhurbaşkanı Hırka-i Şerif ziyaretine geldiğinde mutlaka Mehter takımıyla karşılansın, Mehter’le de uğurlansın.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267637/cumhuriyet-bayraminda-kulliyeye-gelen-misafirlerhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267637/cumhuriyet-bayraminda-kulliyeye-gelen-misafirlerMon, 01 Jan 2018 02:58:01 +0200
Sayın Erdoğan: “Biz İstanbul’a İhanet Ettik”21 Ekim 2017, Aydınlık

“Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum.

Bunun en bariz görüldüğü alanların başında şehirleşme ve mimari geliyor. Son yıllarda şehirleşme noktasında ciddi sorunlarımızın olduğunu, eksiklerimizin, hatalarımızın olduğunu daha önce defaatle birçok toplantıda ifade ettim. Estetikten, incelikten ve köklü medeniyet değerlerimizden yoksun tekdüze bir mimari anlayışının giderek yaygınlık kazandığını görmekten üzüntü duyuyorum.

Bizim evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Bu çok önemli. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor. Şehirlerimiz giderek milyonlarca insanın hep birlikte yalnız olduğu yerlere dönüşüyor. Eşyanın hakimiyet kurduğu, bencilliğin arttığı, gösteriş, şatafat ve hamiyetsizliğin yaygınlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Ne yazık ki böyle bir şehir atmosferinde sevgi de merhamet de hoşgörü ve tahammül de giderek azalıyor, adeta insanın kimyası bozuluyor.”

/*****************/

Yıllardır sohbet programlarında Türkiye’nin kalite konusunda Avrupa ülkelerini örnek alması gerektiğini anlatan Sayın Adnan Oktar, ülkemizde özellikle binaların kaliteli değil, daha çok işlevsel olduğunu söylemektedir. Sayın Oktar, İstanbul’un güzelliğini bozan yapıların bağlık, bahçelik evlere ve alanlara dönüştürülmesi gerektiğinin üzerinde önemle durmaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da bir konuşma yaparak, “Biz bu şehrin kıymetini bilmedik ben de bundan sorumluyum. Şehirleşme noktasında ciddi sorunlarımız var. Estetik ve incelikten yoksun tekdüze bir mimari anlayışı giderek yaygınlık kazanıyor” ifadelerini kullanmıştır.

22 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bütün bu biçimsiz evlerin tamamının yıkılması lazım İstanbul’da. İstanbul’u kirleten, güzelliğini bozan her yapının, her şeyin yıkılması lazım. Bağlık bahçelik, son derece güzel bir şehir olabilecekken meydana gelen durum dehşet verici. Ama bunu Hükümet’in yapabileceğini zannetmiyorum. Çünkü Hükümet aleyhine muazzam bir malzeme oluşturur bu. Ancak Mehdiyet’in meydana getireceği o coşkulu sevgi atağı ortamında bunun olacağına inanıyorum. Zaten Peygamberimiz (sav) de diyor; “Mehdi sizin yirmi yılda yapacağınız imarı bir yılda yapar.”


20 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Eğer bütün insanlar sevgiyi, güzelliği, estetiği ararsa, gönüllü olarak evlerinin güzel olması için gayret ederler. Sokakların güzel olması için gayret ederler. İstanbul’un, Ankara’nın görünümü bazı yerlerde içler acısı, çok korkunç. “Ne yapalım benim evim” denmez. O evi başka bir yere taşımak lazım. Onun için de bir proje uygulanması gerekiyor. Geniş çaplı bir proje, onun için de yine insanlara sevginin, iyiliğin güzelliğin, estetiğin önemi anlatılmalı. Bunun bir felaket değil bir iyilik, güzellik olduğu insanlara iyi anlatılmalı.  


12 Aralık 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye’nin Avrupai olması çok önemli. Resim olacak, müzik olacak, heykel olacak, güzel yollar olacak, GÜZEL BİNALAR OLACAK, güzel insanlar olacak, hayat güzel olacak. İnsan fıtratı bu şekildedir.


16 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: En önemli şey kalite ve estetiktir. Hayata renk katan, güzellik katan olay budur. Yoksa beton binalar vardır, denizin altından geçersin, denizin üstünden geçersin, böyle bir hayat olmaz. Bu, hayatı renkli hale getirmez.

Müzik olsun, resim olsun, heykel olsun, estetik olsun, genç kızlar çok bakımlı gezsin, genç delikanlılar böyle yakışıklı gösterişli gezsinler, HER YER SANAT GALERİSİ GİBİ OLSUN. O zaman dünya hayran olur.


6 Mayıs 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Anadolu’nun her yerinde bağlık arazilerine Toki apartmanlar yapıyor, 10 katlı, 15 katlı kutu gibi. Estetik yok, görünüş yok... Türk evi gibi yapsanıza, bağlık bahçelik, güzelce yapsanıza, Türk evini esas alın, Osmanlı stilini esas alın, güzel şeyler yapın. Bağları bozmanın alemi ne?


28 Mart 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Şimdi birçok yerler, birçok güzellikler var ama kaba oluyor güzellikler. Güzellik kaba olmaz, güzelliğin zarif olması lazım. Zarif güzelliğe önem verilmiyor. Örneğin daha önceki sanat anlayışlarına bakıyoruz, her yerde bir zerafet var. Sonra bir kütlük ve kabalık dönemi başladı 2000’li yıllarda. 2021’lerde yani mükemmelleşeceği yıllar. O yıllarda bu kütlüğü artık görmeyeceğiz. Ama 2000’lere kadar gördük bu kütlüğü. Her şey zarif olacak. Binalar zarif olacak, bahçeler zarif olacak. Örneğin bahçe yapıyor ama çok küt, boydan boya çam ağacı ekiyor direkt. Aynı boyda, askeri nizamda, böyle olmaz. Bina yapıyor, küt ve ruhsuz. İnsanlara bakıyoruz, bazı insanların kıyafetlerinde işlevsel bir görünüm var. Ne estetik var, ne güzellik var, hiçbir şey onu ilgilendirmiyor, sadece işlevsel olmasını önemli görüyor.


A9 TV, 6 Haziran 2013

ADNAN OKTAR: İktidarların en önemli hedeflerinden bir tanesi kalitedir. Türkiye’de de işin doğrusu kalite düşük. Hizmet güzel ama kalite düşük. Örneğin havaalanı oluyor ama o yeşilliğiyle, güzelliğiyle, klaslığıyla, modernliğiyle bir hoşluk göstermesi lazım. Ama sadece işlevsel oluyor. Tamam, sağlam binalar, yıkılmaz bina yapılıyor ama küt. Kaliteli değil.

Kaliteyi ön plana almak lazım. Kalitede gelişme hayatidir. Biz Avrupa ülkesiyiz. Herhangi bir üçüncü dünya ülkesi değiliz. Bizde kalite hayati bir konu. Çevre duyarlılığı çok önemli bir konu.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267636/sayin-erdogan-“biz-istanbula-ihanethttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267636/sayin-erdogan-“biz-istanbula-ihanetMon, 01 Jan 2018 02:53:30 +0200
Bin Korucuya Foça Jandarma Komando Okulunda Eğitim Veriliyor12 Ekim 2017, Haber Türk

Doğu ve Güneydoğu’da, yaşları 22 ile 30 arasında değişen 25 bin güvenlik korucusu göreve başladı. 26 ilde görev yapan korucular arasından özel tim oluşturulması için bin kişi seçildi. Gruplar halinde Foça Jandarma Komando Okulu’nda eğitim almaya başlayan korucu özel timi, Karadeniz’de de görev alacak.

/*****************/

Güneydoğu’da PKK’ya karşı zor şartlarda mücadele veren korucularımızın Hükümet tarafından desteklenmesi gerektiğini Sayın Adnan Oktar yıllardır hatırlatmaktadır. Sayın Oktar korucularımızın polis kadrosuna alınarak, sayılarının ve maaşlarının arttırılmasının, PKK ile mücadelede caydırıcılığına önemle vurgu yapmaktadır.

Nitekim Hükümetimiz bu yönde girişimlerde bulunmaya devam etmektedir. Son olarak 26 ilde görev yapan korucular arasından özel tim oluşturulması için bin kişi seçilerek, Foça Jandarma Komando Okulu’nda eğitim verilmeye başlanmıştır.

28 Ekim 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam, bu arslanlar var. Güneydoğu’nun aslanları. Askerimiz, polisimiz gibi. Korucu kardeşlerimiz. Bu canlar soğuk Siirt dağlarında komandonun, askerin önüne düşüyorlar en önde. En önde mayın patladığında onlar havaya uçuyor. En önde onlar gidiyor, kurşun atıldığında ilk önce onları vuruyorlar. Bütün her yeri biliyor, avucunun içinde gibi ve arslan onlar. Hükümet onların sayısını artırsın, beş bin kişi demişlerdi. On bine çıkaralım. Maaşları güzel olsun, kalbimiz rahatlasın. 


24 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Ben bunu üç yıldan beri söylüyorum. Son yıllarda da özellikle yoğunlaştırarak anlatıyorum. Korucuları "polis kadrosuna alsınlar" diye. Korucular polis kadrosuna alınsın. Her türlü sosyal hakları olsun. 


6 Mayıs 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Mücahidin, arslanın hası onlar. Kahramanca mücadele veriyorlar dağlarda. Köylerin güzelliği, süsü onlar. Devletin çok ağırlıklı olarak önem vermesi gerektiği kişiler. Ehemmiyetle rica ediyoruz Hükümet’ten; korucuları koruyup kollayacak, sayılarını artıracak, imkanlarını genişletecek tedbirler alsınlar. Ne güzel, Güneydoğu'daki köylere gittiğimizde, köyün kapısında korucular. Yiğitler, hepsi namazında niyazında, güler yüzlü, efendi insanlar. Ne güzel. Ve PKK adım atamıyor oralara.


25 Ocak 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucu kardeşlerimizin varlığı zaten hayati... Sayılarının artırılması gerekiyor. Yavaş yavaş da olsa, sayıları artırılsın korucuların. Polis kadrosuna alınsınlar. Rahat yaşasınlar. Bu Güneydoğu’yu zenginleştirir, güzel olur.


5 Kasım 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’dan benim ricam, koruculara çok güçlü şekilde sahip çıksın. Korucuları polis kadrosuna alsın. Ve sayılarını da çoğaltsın, imkanlarını çoğaltsın, savunma güçlerini artırsın. Mükemmel bir yapı bu koruculuk sistemi.  


19 Şubat 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucularımız arslan. Allah ömürlerini uzun etsin. Rabbimiz onları korusun. Kalplerine güven, cesaret, huzur duygusu indirsin. Nurla kaplasın Allah her yerlerini, nur kılsın. Devletimiz de, Hükümetimiz de koruculara sahip çıksın. Yani koruculuk sistemi kalkmasın. Bilakis takviye edilsin. Değil mi? Polis hükæüne alınsın korucular. Yani aynı kanun içerisine dahil edilsin veya askerdeki başçavuş hükmüne. O olabilir askeriyedeki başçavuş hükmüne dahil edilsin korucu kardeşlerimiz. Korunup kollansın koçyiğitlerimiz. Allah için canlarını ortaya koydular. Delikanlıca, koçyiğitçe bedenlerini siper ettiler. Hepsi dindar, muttaki, tertemiz insanlar. Allah ilimlerini, irfanlarını arttırsın. Kahpe kurşunlardan korusun onları, inşaAllah.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267635/bin-korucuya-foca-jandarma-komandohttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267635/bin-korucuya-foca-jandarma-komandoMon, 01 Jan 2018 02:45:57 +0200
Hayvanlara Eziyete Hapis Geliyor5 Ekim 2017, Hürriyet

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, hayvanları eziyet ve işkenceyle öldürme eylemlerinin hapisle cezalandırılmasına yönelik yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

/*****************/

Ülkemizde hayvan haklarına en çok dikkati çeken Sayın Adnan Oktar, hayvanlara işkence edenlerin cezasının çok ağır olması gerektiğini sürekli hatırlatmaktadır.

Yeni bir uygulamayla hayvanlara karşı şiddet artık suç sayılacak. Hayvanlara eziyet edenlere hapis cezası geliyor.

29 Mayıs 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kediye eziyet beni çok tedirgin ediyor, ondan çok kuşkulanıyorum. O konuda devlet bize güvence versin, biz rahat edelim. Çünkü bunların ağzı var, dili yok. Savcıya gidemez, mahkemeye gidemez. Hiçbir savunması yok. Babası, dayısı da yok, el kadar hayvan. Psikopata bu hayvanları teslim ediyorlar bazı yerlerde bazı kişilere, yani cezası çok ağır olması lazım ibret-i alem için. Hatta o adamları keşke kanun çıkarsalar da şehirde gezdirseler, görsek ne olduğunu, yani bu çok kızdırıcı.


26 Mayıs 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hayvanlara eziyet konusu çok önemli, onda vatandaşın ihbarına da çok önem vermek lazım, şahitliğine önem vermek lazım, herkes birbirine bu konuda şahit olabilir. Mesela geçen gün gördük ya köpeği, hayvanı rahatsız ediyor adamın teki, illa ki bir arkadaşı bunu söyler, illa ki biri söyleyecektir yani orada ihbar mekanizmasının devreye girmesi lazım. Bunu yapan kişileri gözaltına almak gerekiyor, gözaltı süresi çok uzun tutulabilir, hayvanın zaten elinden alınması gerekir. Ayrıca bu zulmü yapan kişilerin önden, yandan, cepheden resimlerinin çekilip topluma dağıtılması ve halka tanıtılması lazım.


4 Mayıs 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kedi teslim edildiğinde, köpek teslim edildiğinde, teslim edenler yani hediye edenler mutlaka ayda bir, iki ayda bir kontrol etsinler. Hayvanın rahatı yerinde mi, keyfi yerinde mi, sağlık sıhhati yerinde mi? Kontrol etsinler. Veyahut devlet veterinerleri olsun, ayda bir gelip ‘hayvan stres altında mı, rahat mı?’ bir baksınlar. O kadar başıbozuk olmasın. En çekindiğim, manyakların eline geçmesi bu hayvanların ve cezası çok ağır olması lazım hayvanlara işkence yapanların. Aynı insana işkence yapılıyor gibi ceza verilmesi lazım bence.


24 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kedisi, köpeği olanların aslında kayıt yaptırması lazım, bir yer olması lazım mahallelerde, değil mi? Veteriner ev ev gezip hayvanları adıyla tanıyacak, gelip sevecek, bakacak, muayene edecek. Rahatı yerinde mi, keyfi yerinde mi hayvanın? Tavsiyelerde bulunacak. Eğer şüpheli görürse de hayvana el koyacaklar. Yani işkence falan varsa zaten hapis cezasına kadar vardırmak lazım.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267634/hayvanlara-eziyete-hapis-geliyorhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267634/hayvanlara-eziyete-hapis-geliyorMon, 01 Jan 2018 02:28:24 +0200
Bilal Erdoğan: “Birliğe Yaklaşmayanlara Yazıklar Olsun”1 Ekim 2017, Risale Haber

Cumhurbaşkanımız’ın oğlu Bilal Erdoğan Bediüzzaman Sempozyumu’ndaki konuşmasında İslam Birliği vurgusu yaptı.

“Bir süredir ümmet olmanın şuurunun erozyona uğradığını görüyoruz. Gruplar birbirinden uzak duruyor. Birliğe yaklaşmayanlara yazıklar olsun” dedi.

İman etmek pasif bir pozisyonda kalmak değildir. Müslümanlar olarak en büyük ihtiyacımız ümmet olmaktır. Bunun için cesur olmak zorundayız. Said Nursi nasıl hapse girmekten çekinmediyse biz de külfete girmekten çekinmemeliyiz.

/*****************/

40 yıldır verdiği mücadelesinde İslam Birliği’nin önemine dikkat çeken Sayın Adnan Oktar, dinde mezheplere ve gruplara ayrılmanın Kuran’a göre haram olduğunu anlatmaktadır. Müslümanlar arasında ihtilaf devam ettiği müddetçe İslam alemindeki yaşanan acıların da devam edeceğini söyleyen Sayın Oktar, birlik olduğu takdirde sorunların kısa sürede çözüleceğini ve dünyada bolluk ve bereket yaşanacağını ifade etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız’ın oğlu Bilal Erdoğan da Bediüzzaman Sempozyumu’ndaki konuşmasında İslam Birliği vurgusu yaparak, “Müslümanlar olarak en büyük ihtiyacımız ümmet olmaktır. Birliğe yaklaşmayanlara yazıklar olsun” ifadelerini kullanmıştır.

4 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Biz, zulmeden ülkelerden nicesini kırıp geçirdik ve bunun ardından bir başka kavmi meydana getirdik.” (Enbiya Suresi,  11) Suriye’de zulüm var mıydı? Vardı. Irak’ta var mıydı? Vardı. Afganistan’da var mıydı? Vardı. Çünkü şirk koşuluyor. Şirk en büyük zulüm. Allah adına yalan söylemek. Allah’ın Kitabı’nı yetersiz görmek. Müslümanlar’ı paramparça yapmak. Ve Müslümanlar’ın ihtilafında rahmet görmek. “İhtilaf rahmettir” gibi uydurma bir hadis ortaya koyuyorlar. Halbuki ihtilaf felakettir. Doğrusu bu, ihtilaf felakettir. “Felakettir”i bir değiştiriyor, yerine “rahmettir”i ekliyor. Bütün İslam alemini mahvettiler bunlar. İhtilaf nasıl rahmet olur? İhtilaf kavga demektir, tartışma demektir. Yani ortak bir karar alamama, ortak bir din olmaması demektir. Samimi, doğru bir hayat yaşanamaması demektir. Allah’ın hükmünün gizlenmesi demektir ihtilaf. Allah’ın hükmü açıksa, nasıl ihtilaf oluyor? Allah’ın hükmü açık, apaçıktır diyor Cenab-ı Allah. İhtilaf varsa sen bunu özel yapmışsın demektir. İhtilafı şeytan ister. Müslüman’da ihtilaf olmaz.


21 Aralık 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Her yerde zulüm görüyor Müslümanlar. Adamlar diyor ki; ''Ne İttihad-ı İslam'ı? Nerenin Mehdi'si? Müslümanların başına lider seçmeye ne gerek var? Ümmetin ihtilafında rahmet var, güzellik var. Ne kadar ihtilaf olursa, o kadar güzellik var. Ne kadar bölünseler, ne kadar birbirleriyle uğraşsalar o kadar güzel'' diyorlar. ''Ümmetin ihtilafında rahmet var'' dediler. Şimdi neresinde bunun rahmet? Doğrusu, “Ümmetin ihtilafında felaket, ittifakında rahmet vardır.” Çözüm İttihad-ı İslam'dır. Müslümanların başına bir lider seçmeleridir.  


26 Kasım 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Din’de bölünmeyi, kendi aralarında mezheplere, cemaatlere, gruplara bölünmeyi Allah yasaklıyor. Kuran’da hep Müslümanlara hitap ederken tek bir topluluğa hitap ediyor Allah. Yani Suriye Müslümanları, Mısır Müslümanları, Nakşibendîler, Nurcular yahut Nur talebeleri, o şekilde demiyor Cenab-ı Allah. Sadece müminlere, Kuran Müslümanları’na hitap ediyor. Tek bir topluluğa hitap ediyor ve Müslümanların mutlaka başı olması gerektiğini söylüyor Allah. Her kavmin başı olduğunu söylüyor. “Birlik ve beraberlik içinde olursanız, birlik, beraberlik içinde size bolluk, huzur ve güven veririm” diyor “aksinde korku ve acıyı tattırırım” diyor Cenab-ı Allah, “ızdırabı tattırırım” diyor. Aynısıyla oluyor. Allah’ın açık hükmünü görmezden gelmenin bir alemi yok.


A9 TV, 14 Ocak 2013

ADNAN OKTAR: Kimi Afganistan’da Müslümanların kulağını kesiyor, onları kurutup ülkesine götürüyor. Kimi Müslümanların parmağını kesip kurutup kolye diye ülkesine götürüyor. İttihad-ı İslam olmayınca Cenab-ı Allah işte böyle yağmur gibi azap yağdırıyor. Birçok alim İttihad-ı İslam’ı ağzına dahi almıyor. Konuşmamaya özen gösteriyorlar. Her şey konuşuyorlar ama İttihad-ı İslam’a konu gelince çıt yok. Allah’ın emri İttihad-ı İslam. En büyük farzdır. Bediüzzaman açık açık bunu söylüyor. Risale-i Nur’da bu konu çok kapsamlı geçer. Kuran’da çok kapsamlı geçer.


Al Baghdadia TV, 29 Haziran 2008

Adnan Oktar:  MÜSLÜMANLARIN BİRLİK OLMAMASI, BİRLİKTE HAREKET ETMEMESİ HARAMDIR. HARAM BİR HÜKÜMDÜR. YANİ MÜSLÜMANLARIN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ, TOPLUCA KARDEŞ OLMALARI, HEPSİNİN TAMAMININ KARDEŞ OLMASI VE BİR LİDER ETRAFINDA TOPLANMALARI DA KURAN’A GÖRE FARZDIR. Müslümanlar bunu yapmıyorlar. BUNU YAPMAYINCA HER TÜRLÜ BELANIN KAPISI AÇILIR. MÜSLÜMANLAR BU FARZI YERİNE GETİRECEKLER. Ben bunun için söylüyorum yani Türklerin önderliğinde, Türk milletinin önderliğinde, bir Türk-İslam Birliği oluşsun. Her devlet ayrı milli devlet olarak kalsın. Her devlet kendi içerisinde hür davransın, fakat başlarında bir manevi lider bulunsun.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267633/bilal-erdogan-“birlige-yaklasmayanlara-yaziklarhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/267633/bilal-erdogan-“birlige-yaklasmayanlara-yaziklarMon, 01 Jan 2018 02:04:54 +0200
“Kalp Atışı” Dizisi Özel Harekat Polisine Özür Sahnesi Çekti 24 Eylül 2017, İnternet Haber

Geçtiğimiz hafta Show TV ekranlarında yayınlanan Kalp Atışı dizisi gündemde büyük etki yaratmıştı. Polis Özel Harekat'a yumruk atılan bölümü sebebiyle büyük tepki alan 'Kalp Atışı' dizisinin son bölümünde aynı karakterler tekrar karşı karşıya geldi. Kamuoyundan diziye gelen tepkiler üzerine dizi karakteri doktor özel harekat polisinden özür diledi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar, yakın zaman önce yaptığı sohbet programında Show TV’de yayınlanan “Kalp Atışı” isimli dizide Özel Harekat Polislerini aciz gösteren bir bölümün yayınlanması üzerine “Bu çirkin tavrı düzeltecek yeni bir açıklama Show TV’den bekliyoruz” yorumunda bulunmuştu.

Nitekim bu açıklamanın hemen akabinde “Kalp Atışı” isimli diziye yeni bir sahne çekilmiş ve dizideki doktor karakteri, özel harekat polisinden özür dilemiştir.

11 Eylül 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Show TV’de “Kalp Atışı” isimli doktor dizisinde özel harekatçı polisleri aciz gösteren bir bölüm yapılmış. Çok ayıp yapıyorlar, bu çok çirkin. Bilinçaltı kurgulama yaptıklarını düşünüyor olabilirler. Bunu düzeltecek yeni bir konuşma, yeni bir açıklama Show TV’den bekliyoruz, bu ayıbı düzeltsinler. Özel harekatçılar son derece aklı başında, yaman, uyanık, keskin akıllı, becerikli, vazifesini bihakkın yerine getiren arslanlardan oluşan bir topluluktur. Çok güzel eğitim alıyorlar, çok da başarılılar. Onları böyle acemi, başarısız, güçsüz, acz içinde göstermeye kalkmak Show TV’ye yakışmadı, çok ayıp yaptılar. Bunu bir an önce düzeltsinler. Bize de haberi gelsin.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258537/“kalp-atisi”-dizisi-ozel-harekathttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258537/“kalp-atisi”-dizisi-ozel-harekatThu, 28 Sep 2017 23:28:01 +0300
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Dinlere Saldırmak Yerine Terörün İdeolojisini Yok Etmeliyiz”20 Eylül 2017, Anadolu Ajansı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Terörle Mücadele Küresel Forumu'nun (TMFK) 8. Bakanlar Toplantısı'nda şunları söyledi:

"DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin ideolojilerini öldürmek yerine kolay yolu seçerek Müslümanlara ve İslam'a saldırılıyor. Myanmar'da olanlar için Budizmi ya da Budistleri suçlayıp, onlara saldıramayız. Dinlere saldırmak yerine terörün temel nedenleri ve ideolojisini yok etmemiz gerek."

/*****************/

Terörle köklü mücadelenin ideolojik ve fikri zeminde olması ve terörün sapkın ideolojisine karşı bütün dünyanın bilinçlendirilmesi gerektiğini uzun yıllardır anlatan Sayın Adnan Oktar, son dönemde yaşanan, Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı saldırılara karşı da özellikle ideolojik ve fikri bir mücadele verilmesi, savaşla değil sevgi, barış ve kardeşlik ile karşılık verilmesi gerektiğini söylemekte, bir an evvel İslam Birliği’nin kurulması gerektiğini önemle hatırlatmaktadır.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bir açıklama yaparak, “Dinlere saldırmak yerine terörün temel nedenleri ve ideolojisini yok etmemiz gerek." İfadelerini kullanmıştır.

8 Eylül 2017, A9 TV

(Arakan’da yaşanan terör saldırıları ile ilgili…)

ADNAN OKTAR: Savaşla olur mu? Sevgiyle, barışla, kardeşlikle, İslam alemini birleştirmekle olur. Hemen silaha sarılıp, kan gövdeyi götürsün istiyorlar. Yok savaşırız, keseriz, asarız, biçeriz. Böyle olmaz. Savaşırsan, adam da seninle savaşır. Savaşla değil, barışla, sevgiyle, akılla, İslam alemini birleştirmekle bu mesele hallolur. İslam alemini birleştirmekten bahsetmiyor, İttihad-ı İslam’dan bahsetmiyor, Mehdiyet’ten bahsetmiyor. Alırız elimize tüfeği, gideriz, savaşırız diyor... Öyle bir yöntem olmaz. Yani senin elin silah tutuyorsa, onun eli de silah tutar. Ve o insanlara daha beter zulüm yaparlar. İki misli, on misli, yüz misli daha beter zulüm yapıyorlar sizin yüzünüzden. Habire savaş muhabbeti. Savaşla olmaz. Sevgiyle, muhabbetle, akılla, kültürle, görgüyle, nezaketle, o insanlara da sahip çıkmakla yani hepsini kardeş bilmekle olur. Mesela oradaki Budistler var. Onlara da sahip çıkın, şefkatle yaklaşın. Ve hepsini birleştirmeye çalışın.


10 Ağustos 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Terörle en güzel, fikirle mücadele edilir. Ama silahla devlet kendini tabii ki savunacak. Ama terörle en mükemmel mücadelenin fikirle olacağı belli. Çünkü terörist fikirle terörist olduğuna göre, fikirle de terörist olmaktan çıkar. Fikirle terörist olmuyor mu? Fikirlere de terörist olmaktan çıkarırsın. Ama böyle bir politikası yok hükümetin, devletin yok. Devletin hiçbir zaman için böyle bir politikası olmadı. Bu çok büyük bir hata. Çok büyük bir yanlışlık. Yıllardan beri bunu söylüyorum. PKK'ya karşı en güzel mücadele ilmi mücadeledir. Buna hiçbir şekilde yanaşmıyorlar. Komünizmin yanlışlığını anlatmak, Darwinizm'in yanlışlığını anlatmak, PKK'yı çökertir ve yok eder. PKK buhar olur böyle bir durumda. Bunu yapmıyorlar.


14 Mayıs 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Terör eylemlerinin tekrarlanmaması için terörist yetişmesinin durması gerekiyor. Her gün ne diyorlar? İşte ‘kırk kişi etkisiz hale getirildi, yetmiş kişi etkisiz hale getirildi’. Kırk yıldan beri biz bunu duyuyoruz. Her gün işte elli kişi, yüz kişi, demek ki tükenmeyecek, tükenmeyeceğine göre bu bataklığın kaynağına inmek gerekiyor, bu bataklığın özelliği nedir oraya bakmamız lazım. Bu bataklıkta insanların beyni ele geçiriliyor. Beyin neyle ele geçiriliyor? Fikirle ele geçiriliyor. Bu fikir ne? Darwinist, materyalist, Marksist sistem. Biz Darwinist, materyalist, Marksist sistemin geçersizliğini anlattığımızda bu beyinler bir daha ele geçer mi? Geçmez. Geçmeyince o bataklık kurumuş oluyor, kuruyunca bataklıktan sivrisinekler çıkmamış oluyor, çıkmayınca çatışma da olmaz, terör de olmaz, olay da olmaz, yani meseleyi kökünden kurutmuş oluruz. 


11 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Terör kınamakla bitmez. Çözüm, insanı hayvan gibi gören, şiddeti savunan tek yanlı Darwinist eğitimin durdurulmasıdır. Kuran hakikatlerinin anlatılması, İslam Birliği için gayret edilmesi lazım.


7 Kasım 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: PKK ideolojisinin sözde bilimsel olduğunu, ailenin, dinin, ahlakın olmadığı düzene dönmek için verdikleri mücadelenin bilimsel olduğunu iddia ediyor. Darwinizm de bunu anlatıyor. Okul kitaplarında anlatılan Darwinist tarihle PKK'nın anlattığının farkı yok. Tek yanlı Darwinist eğitim bitmeli. Bu yüzden Devletin mutlaka Darwinizm, komünizm ve materyalizme karşı bilimsel bir hesaplaşma içinde olması gerekiyor.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258477/disisleri-bakani-cavusoglu-“dinlere-saldirmakhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258477/disisleri-bakani-cavusoglu-“dinlere-saldirmakWed, 27 Sep 2017 09:39:03 +0300
Ermenistan: “Azerbaycan’a Bazı Toprakları İade Edebiliriz”19 Eylül 2017, Hürriyet

Erivan’da düzenlenen 6. Ermeni Diyasporası forum toplantılarında sürpriz açıklamayı yapan Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan, “Karabağ ihtilafının çözüme kavuşturulması için AGİT çerçevesinde devam eden görüşmelere ivme kazandırmak için biz Ermeni tarafı olarak Karabağ güvenliğine tehdit oluşturmayan belirli Azerbaycan topraklarını iade edebiliriz. Azerbaycan ile aramızda bu konuda görüşmeler devam ediyor. Ülkelerimiz arasında gerilimi düşürmeye yönelik atacağımız bu adım hakkında daha fazla detay veremem" şeklinde konuştu.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar’ın yıllardır sohbet programlarında ve makalelerinde değindiği konulardan biri de Türk İslam Birliği çerçevesinde Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye’nin birleşmesidir. Yine Sayın Oktar yakın zaman önce bu konuya değinmiş, “Ermenistan’la Azerbaycan’ı birleştireceğiz. Azerbaycan'dan alınan toprakları Azerbaycan'a geri iade edeceğiz” açıklamalarında bulunmuştur.

Sayın Oktar’ın bu açıklamalarından kısa bir süre sonra Ermenistan Dışişleri Bakanı bir konuşma yaparak, “Karabağ ihtilafının çözüme kavuşturulması için belirli Azerbaycan topraklarını iade edebiliriz.” ifadelerinde bulunmuştur.

12 Eylül 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Benim anlamadığım, İran, Türkiye, Rusya, Azerbaycan, Ermenistan niye birleşmiyor? Ne olur, bunda ne var? Boş yere gerilim yaşıyoruz, boş yere yani. Niye yalnız olalım? Ne anlamı var bunun? Pasaport, vize ne alaka, niçin olsun? Ruslar bir kere çok mütevazi insanlar, çok güzel huylular. İranlılar çok temiz, çok dindar insanlar. Azeriler çok asil, Türklerin en güzel örneklerindendir, çok efendidir Azeriler. Ermenistan zaten mazlum, bizim evlatlarımız... ALINAN TOPRAKLAR, TABİİ Kİ ONLAR İADE EDİLECEK ALLAH’IN İZNİYLE. İngiliz derin devletinin oyunuydu o. Türkiye’yle bağlantıyı kesmek, köprüyü koparmak için bir oyun. Biz onu konuşuruz, onu tatlıya bağlarız.


9 Eylül 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Azerbaycan bizim canımız, kalbimiz, ruhumuz. Azerbaycan’ı çok seviyoruz. Azerbaycan devletini de başarılı buluyoruz, hükümetini başarılı buluyoruz. Allah muvaffak etsin, Allah yardımcıları olsun. Yalnız, Ermenistan’la Azerbaycan’ın arasını bulmazsak, düzeltmezsek Turan’ın kapısı açılmaz. Azerbaycan’la Ermenistan birleştiğinde Turan’ın Türkiye’den kapısı sonuna kadar açılmış olur. AZERİ TOPRAKLARI ERMENİSTAN’A GEÇTİ, O GERİ GELİR. EMANET GİTTİ, EMANET OLAN ŞEY GERİ GELİR. Zaten oraya yerleşim bölgesi de oluşturmadılar. Yani o toprakları vereceklerini biliyor onlar zaten. O konuda kardeşlerimiz hiç telaş etmesin. Suçluları da kanunla, hukukla yakalayacağız. Söz bir, Allah bir, hukuken yargılayacağız. Ama diğer masum Ermeni kardeşlerimizi öfke ile değerlendirmek hiçbir Azeri’ye yakışmaz. Masum Ermenileri sevelim, merhamet edelim, şefkat duyalım, kardeş olarak bağrımıza basalım... Ve alınan toprakları da söz bir, Allah bir geri vereceğiz Allah'ın izniyle Azerbaycan'a. Yani bu olacak. Bunun hiç çaresi yok. Zaten onlar da gönüllüydüler. Güzel gidiyordu her şey. Türkiye devreye girmişti. Olayı bozdular. Emek emek biz hazırlamıştık onu. Yıllarca hazırladığımız emeğimizi, araya giren oyuncular bozdular.


20 Ağustos 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Azerbaycan, zaten sonu ‘can’la bitiyor. Can olduklarını gösteriyor. Onların tertemiz ve nurlu insanlar olduğunu gösteriyor. Allah onlara güç ve kuvvet versin, sağlık sıhhat versin. Ermenilerle aralarının açılmasını istemiyoruz. ERMENİSTAN’LA AZERBAYCAN’I BİRLEŞTİRECEĞİZ. AZERBAYCAN'DAN ALINAN TOPRAKLARI AZERBAYCAN'A GERİ İADE EDECEĞİZ. Azeri kardeşlerimizi katleden Ermeni katillerden hesap soracağız ve kanunla, hukukla hepsinin ceza almasını sağlayacağız. Allah onlara lanet etsin. Azeri kardeşlerimizi şehit eden Ermenilere Allah lanet etsin. Onları biz asla kabul etmiyoruz, ama Ermenistan’daki Ermeni kardeşlerimi hürmetle ve sevgiyle kucaklıyorum. Onların hepsini seviyorum. Ermeniler de bizim dostumuz ve kardeşimizdir. Neden? Çünkü Osmanlı döneminde biz onlardan paşalar yaptık. Ordumuzu Ermeni paşalara teslim ettik ve “millet-i sadıka” dedik onlara. Yine eski günlere döneceğiz. Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye hep birleşecek. Çok güzel bir mutluluk tablosu oluşacak. Sevgi içinde yaşayacağız. Ama zalimlere, yaptıklarını yanlarına kar bırakmayacağız. Onlardan intikam alacağız kanunla, hukukla. AZERBAYCAN'IN KAYBETTİĞİ TOPRAKLARI GERİ AZERBAYCAN'A VERECEĞİZ VE BÖYLECE O KARANLIK DEVRİ BİTİRMİŞ OLACAĞIZ. Yani sürgit bir nefret politikası olmaz. Çünkü Ermenistan'da cinayet işlememiş tertemiz insanları ben kardeş olarak kabul ediyorum. Onların bir suçu yokken onlar suçlanırsa, bu zulüm olur.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258455/ermenistan-“azerbaycana-bazi-topraklari-iadehttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258455/ermenistan-“azerbaycana-bazi-topraklari-iadeWed, 27 Sep 2017 08:07:32 +0300
Artık Cenaze Marşı Yerine Tekbir Getirilecek13 Eylül 2017, Yeni Akit

İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ilin valiliğine gönderilen yazıda, asker cenazelerinde Itri’nin ‘Segah Tekbiri’nin getirileceği belirtildi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yaptığı sohbetlerinde ve programlarında uzun zamandır, şehitlerimizin naaşı taşınırken çalınan cenaze marşının rahatsız edici olduğunu söylemekte, şehitlerimizin tekbirlerle uğurlanmaları gerektiğini ifade etmektedir.

Sayın Oktar’ın ısrarlı anlatımlarından sonra İçişleri Bakanlığı tarafından alınan kararla şehitlerin naaşı taşınırken Itri’nin ‘Segah Tekbiri’nin getirileceği belirtilmiştir.

1 Eylül 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Onu zamanında söyledim. Dedim ki, bando ile olmaz. Tekbirlerle götürün şehitlerimizin naaşını dedim. Bando olayının hiç olmaması lazım. Yani garip bir görüntü veriyor. Yapmayın etmeyin. Cenaze değil ki bu, şehit götürüyorsun. Davulla zurnayla şehit mi götürülür? Saksafon falan acayip oluyor. Tekbir, sadece tekbirle götüreceksin. “Tekbir” diye biri bağıracak, “Allah-u ekber. Tekbir. Allah-u ekber.” O şekilde götüreceksin.


30 Ağustos 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hiç olmasa olmuyor mu o bando, ne alaka? Klarnetle, kemanla şehit mi uğurlanır? Nerede görülmüş bu? Neden böyle bir şeye ihtiyaç olsun? Doğrudan tekbirlerle şehit uğurlanır, tekbirlerle o kadar. Ve en güzeli odur, tekbirledir. Davulla, zurnayla, saksafonla falan şehit uğurlaması olmaz. Onda ısrar etmenin bir alemi yok. Benim kanaatim tabii.


7 Nisan 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: “Şu bando işinden vazgeçin” dedim, yine bando çalıyorlar şehitlerimizi uğurlarken. Cenaze marşı, kardeşim ne yapıyorsunuz? Cenaze mi götürüyorsunuz şehit götürüyorsun sen. Davulla ne yapıyorsunuz? Nereden çıktı bu adet? Bunu yapmasınlar, aileler de rica etsin, buna müsaade etmeyelim. Tekbirle yeri göğü inleteceğiz. Böyle şey olmaz.


5 Ocak 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Bando işi hiç olmaz. Ben bunu söyledikten sonra birçok yazar bu konuda yazdı, bando hiç olmaz. Cenaze marşı ne demek? Ne kadar ürkütücü bir şey o. Olacak iş mi şu? O cenazedekilerin durumunu bir düşünün, ne kadar rahatsız edici bir şey. Ama tekbir diye bağırırsa “Allah-u Ekber” diyor, ama tabii çok kalabalık yapılması lazım.  Eğer mümkünse megafonla tekbir dense tabii çok iyi olur.


7 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Cenaze marşıyla bizim ne işimiz var? Şehide cenaze marşı olur mu? ‘Cenaze marşı’, cenaze diyorsun zaten, cenaze marşı çalıyorsun. Şehit ölmediğine göre cenaze marşı nedir? Cenaze mi o? Değil.

Bir de soğuk bir marş cenaze marşı. Bize ait milli bir marş değil, mehter marşı çalsan aklım alır. Bizim cenaze marşıyla ne işimiz var? Milletin moralini altüst ediyorlar. Acıyı ifade etmek için icra edilen bir müziktir, matem müziğidir, ızdırap, acı müziğidir. Şehidin cenazesinde bu oluyor mu şimdi? Bunu hemen yasaklasınlar, kaldırsınlar, olmaz böyle bir şey.


12 Ağustos 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Cenaze marşı var, insanın içi titriyor, çok garip bir görüntüsü var. Tekbirlerle cenaze götürülür, cenaze marşı ile götürülür mü? Şehidin ruhu rahatsız olur. Şehit yıkanmaz, asker elbisesiyle toprağa verilir. Yüzünü örtsünler, tamam. Ama açıkça görülür şekilde toprağa verilir şehit. En ufak bir üzüntü alameti de gösterilmez. 

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258010/artik-cenaze-marsi-yerine-tekbirhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258010/artik-cenaze-marsi-yerine-tekbirFri, 22 Sep 2017 00:25:37 +0300
Adalet Bakanı Gül: “Vatandaşın Lekelenmeme Hakkı Korunacak”27 Ağustos 2017, NTV

Yeni yayımlanan KHK ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nda önemli bir değişiklik yapıldı. Artık her ihbar için soruşturma başlatılmayacak. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül düzenlemeyle, "lekelenmeme hakkı''nın korunacağını söyledi.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikle savcılık bir ihbarla ilgili, soruşturma açmadan, "Soruşturmaya yer yok" kararı verebilecek.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yakın zaman önce yaptığı bir sohbet programında, bazı konularda savcılıklara gereksiz şikayetlerin yapıldığını söylemiş, bunun önüne geçebilmek için kişiye soruşturma açmadan önce şikayetin doğru bir bilgi mi olduğunu öğrenmek adına filtre sisteminin geliştirilmesi gerektiğini ifade etmişti.

Nitekim yeni yayımlanan KHK ile her ihbar için soruşturma başlatılmayacağı söylenmiş, vatandaşın "lekelenmeme hakkı''nın korunacağını belirtilmiştir.

15 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Doğrudan şikayetin devreye sokulmaması, onun bir filtre sisteminden geçmesi gerekir. Makul bir şikayet mi, dürüst mü, değil mi? Oturup soruşturma açmadan önce soruşturma açılacak bir şey var mı ona bakmak lazım. Bu savcılıklarda da var. Vatandaşlardan tanınmış bilinen insanlar hakkında abuk sabuk gece gündüz adam şikayet yazıyor. Ve bu tanınan, bilinen insanlar zor durumda kalıyor. Her seferinde gidip ifade vermek zorunda kalıyorlar. Öğretmenler için de böyle bir zorluk var olduğu anlaşılıyor. Tedbir alınması lazım. Yani bir filtre sistemi şart. Önden gerekli mi gereksiz mi tespit edildikten sonra müsaade etmek lazım.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258009/adalet-bakani-gul-“vatandasin-lekelenmemehttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258009/adalet-bakani-gul-“vatandasin-lekelenmemeFri, 22 Sep 2017 00:20:27 +0300
Sezai Aksakallı : “Küskünlük Diye Bir Şey Olmaz”25 Ağustos 2017, A Haber

Korgeneral Zekai Aksakallı, Sözcü'ye yaptığı açıklamada "Görev yerinin değişmesiyle kırgınlık, küslük diye bir şey olmaz. Askerin görev yerini beğenmesi, beğenmemesi diye de bir durum söz konusu olamaz. Nerede görev verilirse oraya gider, onurunla, şerefinle görevini yaparsın. Teğmen olarak göreve başladığımız günden beri bunun böyle olduğunu her asker bilir. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda da onurla, şerefle görevimi yaptığıma inanıyorum. Bundan sonraki görevimi de aynı şekilde yapmayı Allah nasip etsin. Bırakın istifayı, en küçük bir kırgınlığım yok." açıklamasında bulundu.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yaptığı sohbet programında, başka bir mevkiye atanan 15 Temmuz kahramanı Korgeneral Sezai Aksakallı’nın yeni görevinden hoşnutsuz olduğu haberleriyle ilgili, bu konunun bir dedikodu olduğunu söylemiş, Sayın Sezai Aksakallı’nın biraz sabrederse daha güzel mevkilere geleceğini belirtmişti. Ayrıca Sayın Oktar, Sayın Sezai Aksakallı’nın düşmanı sevindirecek bu haberleri yalanlaması gerektiğini ifade etmişti.

Nitekim bu konuda açıklama yapan Sayın Sezai Aksakallı, "Görev yerinin değişmesiyle kırgınlık, küslük diye bir şey olmaz. Bırakın istifayı, en küçük bir kırgınlığım yok" ifadelerini kullanmıştır.

21 Ağustos 2017, A9 TV

SUNUCU: Milli Savunma Bakanlığı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yaptığı atamalarla ilgili Gelibolu’da 2. Kolordu Komutanlığı’na atanan 15 Temmuz kahramanı Korgeneral Sezai Aksakallı’nın yeni görevinden hoşnutsuz olduğu ve istifasını hazırladığı ileri sürüldü.

ADNAN OKTAR: Beklesin yine hayırlar olur. Beklesin, öyle ani kararlar vermesin. Öyle bir şey olduğunu da zannetmiyorum. Yani kıskananlar öyle söylüyorlardır. Aksakallı Hoca yiğit, delikanlıdır. Muhtemelen bazı dedikodular falan dönüyordur. Bir şey olmaz, o görevinde başarıyla devam ederse, o kimsenin gözünden kaçmaz. Daha güzel, daha iyi mevkilere gelir. Aceleci olmasın. Böyle şeylerde telaş etmek doğru değil. Çünkü Türkiye bir darbeden geçti. Çok makul. Bir de şimdi liyakat esasından ziyade sadakat esası gündemde olacaktır. Şu an hükümet kimin ne olduğunu da bilemiyor. İngiliz derin devleti sinsi bir çalışma yaptığı için hükümetin güçlü bir savunma refleksi var şu an. Devletin savunma refleksi var. Burada biraz fedakar olmak lazım. Makam, mevki falan hiç düşünülecek gibi değil. Yine Hoca’ya verilen yer güzel. Daha da iyisi olur. Fakat onun adına oyun çıkarıyor olabilirler. Yani bir kargaşa meydana getirmeye kalkıyor olabilirler. FETÖ’cülerin yaptığı bir oyun olabilir. Hoca sakın bu oyuna gelmesin. Çünkü dindar, aklı başında bir insan, sağlam bir delikanlı, sağlam bir insan.

Mühim olan vatan, millet menfaati. Düşmanı sevindirecek haberleri derhal yalanlasın. Yani alçak adamları sevindirecek haberleri derhal yalanlasın. Sevilen bir insan, değerli gördüğümüz bir insan, milletçe de seviyoruz. İlerisi için çok güzel şeyler düşünülüyor olduğunu düşünsün. Yani bir bildiğim olmasa söylemem. Gönlü rahat olsun.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258008/sezai-aksakalli--“kuskunluk-diyehttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258008/sezai-aksakalli--“kuskunluk-diyeFri, 22 Sep 2017 00:15:21 +0300
Bakan Fakıbaba: “Suyun ve Toprağın Kıymetini Bileceğiz”24 Ağustos 2017, Hürriyet

Yeni Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla tarımı güçlendirecek yeni sisteme geçileceğini ifade etti. “Bundan sonra suyun ve toprağın kıymetini bileceğiz” dedi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yıllardır yaptığı sohbet programlarında, özellikle de ekonomik krizin başladığı dönemlerde tarıma ve hayvancılığa önem verilmesi gerektiğinin üzerinde sıklıkla durmuştur. Bunun üzerine Hükümetimiz birçok yeni girişimde bulunmuş ve ülkemizin Avrupa çapında tarımda birinci sıraya gelmesine vesile olmuştur.

Son olarak yeni göreve gelen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba yaptığı konuşmasında  “Bundan sonra suyun ve toprağın kıymetini bileceğiz” ifadelerini kullanmıştır.

16 Ağustos 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Aracıyı devlet yasaklayabilir. Direkt devlet alabilir. Yani resmi alım yapılsın. Aracı olmasın. Domatesi, biberi, patlıcanı hepsini devlet alsın. Devlet satsın. Yani karını da ayarlar. O zaman çok çıkarı olur çiftçinin. Bir de herhalde biraz mazot falan konusunda sıkıntı çekiyorlar. İlaç konusunda sıkıntı çekiyorlar. Onlarda kolaylık sağlanabilir. Tarımın alabildiğine teşvik edilmesi gerekiyor. Tarım, ziraat, hayvancılık. Bir de çok zevkli. Neden bundan vazgeçildi ben anlamıyorum. Tarım akıl almaz zevkli bir şey.


24 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Biz tarım ve ziraat konusunda çok atak yapması gereken bir ülkeyiz, tarımda, ziraatta, hayvancılıkta ileri gitmek için de üreticiye, çiftçiye muazzam bir destek sağlanması gerekiyor. Gerekirse başka yerlerden alınarak o tarafa kaydırma yapılarak ziraatın, tarımın, hayvancılığın en üst düzeye getirilmesi şart, Türkiye’nin zenginliğinin ileri gitmesi ve iş hacminin artması için.


15 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Türkiye’nin zenginleşmesi için tarıma, hayvancılığa ağırlık vermemiz gerekiyor. Ziraat ve hayvancılığı destekleyen teknolojinin geliştirilmesi, o sanayi dallarının güçlendirilmesi çok hayati. Yani mesela azotlu gübre. Mazotun yine üreticilere çok ucuz satılması. Traktörün, biçerdöverin falan ucuz satılması önemli.


8 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Tarım ve ziraata Türkiye’nin ağırlık vermesi gerekiyor. Uçsuz bucaksız imkan çıkar o zaman. Farz edelim hayvancılık, şimdi yünü ayrı değerlendiriliyor. Yünü tekstile dönüşüyor. Derisi ayakkabı sanayii, çanta sanayii oluyor. Orada binlerce iş kolu meydana gelmiş oluyor. Mesela domates, biber yetiştiriyorsun. Bunların satışı, alışı, nakliyesi hepsi iştir. Dolayısıyla Türkiye’de boş arazilerin, boş alanların hepsinin tarım, ziraat, hayvancılığa ayrılması gerekiyor. Bir an önce bu yapılsın.


14 Mayıs 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR:  TARIMDA GERİLEME VAR, TARIM İLERLETİLSİN. TARIMDA MÜTHİŞ BİR ATILIM MEYDANA GETİRELİM. Üretim çok artsın, meyve, sebze üretimi, hububat üretimi çok mükemmel seviyelere getirilebilir.


17 Mayıs 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: TARIM... TAYYİP HOCAM TARIMA AĞIRLIK VERSİN. Bizi tarımdan geri çektiler. Burada bir anormallik var. Bir şey dönüyor. Tayyip Hocam buna çok dikkat etsin. Tarım çok mübarektir. Güzeldir tarım, hayvancılık. Her yerde buğdaylar, arpalar, her şey olsun. Her yerde ziraat olsun. Her yerde hayvancılık olsun. Uçsuz bucaksız geniş arazi. İthal koyun getirtelim. Sığır getirtelim. Tohum getirtelim. Bütün o bağlar, bahçeler her yeri kullanalım.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258007/bakan-fakibaba-“suyun-ve-topraginhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258007/bakan-fakibaba-“suyun-ve-topraginFri, 22 Sep 2017 00:08:50 +0300
Yasin Aktay: “Ayrılıkta Rahmet Yok, Sadece Felaket Vardır”23 Ağustos 2017, Yeni Şafak

Yeni Şafak Gazetesi’nden Yasin Aktay Irak’ın bölünmesine izin vermemek gerektiğini yazdı.

“Bugün zararın neresinden dönülürse kârdır diye düşünmeliyiz. IKBY’ye ve Irak’taki Sünni unsurlara da beraber, adilce ve huzur içinde yaşayacakları eşit vatandaşlık esasına dayalı sağlam bir alternatif sunarak ayrılık fikrinden vazgeçirmeye çalışmak lazım. Ayrılığın herkes için bir felaket olduğunu herkesin bilmesi gerekiyor.

Ayrılık fikrinin bir kurtuluş gibi hissedilmesinin önüne geçmek lazım önce. Ayrılıkta rahmet yok, sadece felaket vardır.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar, yıllardır sohbet programlarında, “İhtilafta rahmet var” diyenlerin, bu mantık yüzünden Müslümanların birbirini kırıp geçirmesine vesile olduklarını söylemekte, Kuran'a göre ihtilafın felaket olduğunu belirtmektedir.

Bu konuyla ilgili yazı yazan Yeni Şafak Gazetesi’nden Yasin Aktay da, “Ayrılıkta rahmet yok, sadece felaket vardır” ifadelerini kullanmıştır.

4 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Biz, zulmeden ülkelerden nicesini kırıp geçirdik ve bunun ardından bir başka kavmi meydana getirdik.” (Enbiya Suresi,  11) “Zulmeden ülke. Kırıp geçirdik.” Suriye’de zulüm var mıydı? Vardı. Irak’ta var mıydı? Vardı. Afganistan’da var mıydı? Vardı. Çünkü şirk koşuluyor. Şirk en büyük zulüm. Allah adına yalan söylemek. Allah’ın Kitabı’nı yetersiz görmek. Müslümanlar’ı paramparça yapmak. Ve Müslümanlar’ın ihtilafında rahmet görmek. “İhtilaf rahmettir” gibi uydurma bir hadis ortaya koyuyor. Halbuki ihtilaf felakettir. Doğrusu bu, ihtilaf felakettir. “Felakettir”i bir değiştiriyor, yerine “rahmettir”i ekliyor. Bütün İslam alemini mahvettiler bunlar. İhtilaf nasıl rahmet olur? İhtilaf kavga demektir, tartışma. Yani ortak bir karar alamama, ortak bir din olmaması. Samimi, doğru bir hayat yaşanamaması. Allah’ın hükmünün gizlenmesi demektir ihtilaf. Allah’ın hükmü açıksa, nasıl ihtilaf oluyor? Allah’ın hükmü açık, apaçıktır diyor Cenab-ı Allah. İhtilaf varsa sen bunu özel yapmışsın demektir. İhtilafı şeytan ister. Müslüman’da ihtilaf olmaz.


14 Kasım 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: “Peygamber (sav) ‘İhtilafta rahmet vardır’ diyor” diyor. “O zaman İttihad-ı İslam’ın olmayacağını söylüyor Peygamber (sav) zaten” diyor. “Dolayısıyla hiçbir zaman için İttihad-ı İslam olmayacak” diyor. Sen doğru söylemiyorsun. İhtilafta nasıl rahmet olur? “İhtilafta zulmet vardır” diyor Peygamber (sav). Kuran ayetleri “ayrılıp dağılmayın” diyor. “Bölünmeyin”, “Kurşunla kaynatılmış binalar gibi birlikte hareket edin” diyor. “Eğer ihtilaf edip dağılırsanız, kuvvetiniz gider, birbirinize düşersiniz” diyor (Enfal Suresi, 46). Müslüman birlik olacak. Bütün Kuran ayetleri birlik ve beraberlik içindir. “Bir yerde” diyor, “bir Müslüman’a birisi zarar verdiğinde dünyadaki bütün Müslümanlar bir araya gelip ona cevap verirler” diyor Allah ayette. Sen ne diyorsun? “Müslümanların bölünmesinde, parçalanmasında rahmet vardır” diyorsun. Kuran’ı tersine çeviriyorsun. Yüzlerce Kuran ayeti ihtilafı haram kılıyor, “birleşin, İttihad-ı İslam yapın” diyor, adam “ihtilafta fayda var” diyor. Nur Suresi’nin 55. ayetinde Allah “Bütün dünyaya İslam’ı hakim edeceğim” diyor. İsa Mesih’le ilgili ayette de Allah “Sana inanan, seni sevenleri dünyaya hakim kılacağım” diyor. İhtilafta zulmet vardır, hadisin orijinali bu.


21 Aralık 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Her yerde zulüm görüyor Müslümanlar. Adamlar diyor ki; ''Ne İttihad-ı İslam'ı? Nerenin Mehdi'si? Müslümanların başına lider seçmeye ne gerek var? Ümmetin ihtilafında rahmet var, güzellik var. Ne kadar ihtilaf olursa, o kadar güzellik var. Ne kadar bölünseler, ne kadar birbirleriyle uğraşsalar o kadar güzel'' diyor. ''Ümmetin ihtilafında rahmet var'' dediler. Şimdi neresinde bunun rahmet? Doğrusu, “Ümmetin ihtilafında felaket, ittifakında rahmet vardır.” Çözüm İttihad-ı İslam'dır. Yine Müslümanların başına bir lider seçmeleridir.  


Al Baghdadia TV, 29 Haziran 2008

Adnan Oktar:  MÜSLÜMANLARIN BİRLİK OLMAMASI, BİRLİKTE HAREKET ETMEMESİ HARAMDIR. HARAM BİR HÜKÜMDÜR. YANİ MÜSLÜMANLARIN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ, TOPLUCA KARDEŞ OLMALARI, HEPSİNİN TAMAMININ KARDEŞ OLMASI VE BİR LİDER ETRAFINDA TOPLANMALARI DA KURAN’A GÖRE FARZDIR. Müslümanlar bunu yapmıyorlar. BUNU YAPMAYINCA HER TÜRLÜ BELANIN KAPISI AÇILIR. MÜSLÜMANLAR BU FARZI YERİNE GETİRECEKLER. Ben bunun için söylüyorum yani Türklerin önderliğinde, Türk milletinin önderliğinde, bir Türk İslam Birliği oluşsun. Her devlet ayrı milli devlet olarak kalsın. Her devlet kendi içerisinde hür davransın, fakat başlarında bir manevi lider bulunsun.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258006/yasin-aktay-“ayrilikta-rahmet-yokhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/258006/yasin-aktay-“ayrilikta-rahmet-yokThu, 21 Sep 2017 23:31:05 +0300
Ali Karahasanoğlu: “Evrim Tartışılmaz Demeyiniz, Sahtekarlık Yapmayınız”8 Temmuz 2017, Yeni Akit

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu evrimin yalnızca bir teori olduğunu ve bu konuda sahtekarlık yapılmaması gerektiğini köşesinde şu şekilde yazmıştır:

“Dindar insanlar üzerinde oluşturulmak istenen bir baskı da.. Okullarda işlenen müfredatın içeriği ile ilgili.. Bu konuda ön plana çıkan konu.. Evrim teorisinin okutulması.. Yeni müfredat sisteminde de, “evrim teorisi” tümü ile müfredattan çıkmış değil ama.. Konunun işlendiği dersin farklı bir sınıfa alınmış olması bile.. Bazılarını hop hop zıplattı. Bu konuda özellikle başı, ateist sendikalar çekiyor. PKK uzantısı öğretmenler çekiyor.. Oysa yıllardır tartışıyoruz..“Evrim teorisi”, adı üstünde bir teori.. Bilimsel ispatı net olarak yapılmış bir konu değil..Teori olarak okutursunuz..“Bir ihtimaldir, bu konuda bazı araştırmalar var” dersiniz.. Ama sahtekarlık yapmayınız.. “Evrim teorisi tartışılmaz” demeyiniz.. “Evrim teorisi”nin karşısında, okullarda farklı görüşler okutuluyor diye, “Bilimsellikten uzaklaşıyoruz” palavraları ile insanları kandırmayın.. Müzik dersinin, resim dersinin saatlerinin artırıldığı bir eğitim sisteminde, eğitimin dinselleştirildiği iddiası ile insanları aldatmaya çalışmayın..”

/*****************/

Evrim teorisinin bilimsel gerçeklere dayanmadığını, yaratılışı inkar eden bir teori olduğunu bilimsel delilleri göstererek dünya çapında anlatan Sayın Adnan Oktar, evrimin okulların müfredatında genel kültür olarak okutabileceğini, bilimsel bir gerçekmiş gibi anlatılamayacağını söylemektedir.

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu da bir yazı yazarak, “Evrimi savunanlar tarafından dindar insanlar üzerinde bir baskı oluşturulmaya çalışıldığını, evrimin sadece bir teori olduğunu ve bu konuda sahtekarlık yapılmaması gerektiğini” belirtmiştir.

23 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Eski Yunan’da, eski Hitit’te, Sümerler’de, Akadlar’da bir inanç sistemi olarak tesadüflerle yaratılma var. Yani aynı Darwin’in dediği tarzda var. Son derece mantıksız, münasebetsiz bir inanç sistemi. Bütün bitkilerin, hayvanların, insanların canlıların tamamının tesadüflerle yaratıldığına inanan bir pagan dini. Genel kültür olarak bilinsin, dinler tarihinde öğretilebilir, ama bilim diye biyolojinin içinde öğretmeye kalkarsan bu olmaz. Biyolojiyi anlat, antropolojiyi anlat, paleontolojiyi anlat hepsini anlat. Bilim dallarının tamamını anlat ve alabildiğine anlat ve alabildiğine yay. Ama pagan dinini tarih dersinde pagan dinleri bölümünde anlatacaksın. Biz sadece tasnifin doğru yapılmasını istiyoruz, o kadar. 


24 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Evrimi (müfredattan) çıkarın diyen yok zaten, çıkarın demiyoruz biz, cevabına müsaade edin diyoruz, cevabını verdirtmiyorlar. Bir kere fosillerin fotoğrafları neden yayınlanmaz, fosiller neden sergilenmez? Devletin elinde yüz binlerce fosil var, niye sergilemiyorsunuz? Ne mahsuru var? Türkiye’nin elinde, birçok yerde bir milyonun üstünde fosil var ama sergilemiyorlar. Devletin kasalarında duruyor, gösterin. Hiçbirini gösteremiyor çünkü hangisini gösterse evrimin olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü hepsinde altın oran var, hepsinde mükemmel simetri var, hepsi mimarlık ve sanat harikası, hepsi mühendislik harikası. Evrimin e’si yok hiçbirinde, o zaman göstermiyorlar. Bu dürüst bir davranış olmaz.


20 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Evrimin Milli Eğitim’de çocuklara öğretilmesini PKK çok istiyor, İngiliz derin devleti çok istiyor, niye istiyor? Çünkü her şeyi tesadüfle açıklıyor, bilimsellikle uzaktan yakından alakası yok. Tesadüfen çamur oldu, tesadüfen molekül meydana geldi, tesadüfen moleküllerden protein meydana geldi, tesadüfen o solucan oldu, solucandan tesadüfen göz çıktı. Milyonlarca, milyarlarca tesadüften bahsediyor, böyle bir bilim olur mu? 

“Evrim yanlıştır” diyemiyor kimse. Yasak dünyada. Hiçbir öğretmen diyemiyor. Hiçbir fosil sergilenemiyor. Burada bir anormallik yok mu? Hiçbir öğretmen benim bu evrim teorisine aklım yatmıyor diyemiyor. Fosiller niye sergilenmiyor dahi diyemiyorsun. Hiçbir okulda fosil sergilenmiyor. Hiçbir bilim kurumunda fosil sergilenmiyor. Saklanıyor, burada bir anormallik yok mu? Evrimin olmadığını söyleyen adamın işine son veriyorlar anında. Sahte bir teoriyi, yalan bir teoriyi ısrarla anlatmaya kalkmak doğru değil.


6 Şubat 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Darwinist, materyalist eğitimden vazgeçelim. Bilimi esas alalım. Bilimin gerçeklerini ortaya koyalım. Bilim ne diyorsa açık seçik, net. Örneğin fosiller koyalım, gençler görsün. Yüz binlerce fosil var Türkiye’de. Baksınlar, nasıl Yaratılış değişmemiş, nasıl aynı şekliyle kalmış, bir görsünler. Proteinlerin yapısını devlet Milli Eğitim Bakanlığı kanalıyla gençlerimize anlatsın. Proteinlerin tesadüfen olamayacağı izah edilsin. Ve bu Darwinizm belasından kurtulalım.


20 Şubat 2009, Hürriyet Daily News Röportaj

ADNAN OKTAR: Ben özgürlükten yanayım ve tüm düşüncelerin rahatlıkla ifade edilebilmesini savunan bir insanım. Evrim de okutulsun okullarda tabii, gençler görsünler bir zamanlar insanlar nasıl bir komediye inanıyorlarmış, nasıl akıl dışı masallara kanıyorlarmış bir ibret olarak bunları görmeleri faydalı olur. Artık internet çağındayız, gençler okulda Yaratılış okutulsa da okutulmasa da, evrim doğruymuş gibi dayatılsa da, internet üzerinden gerçekleri öğreniyorlar. Kendilerine 1800'lerin ilkel masallarını anlatanları, ilginç bir vaka olarak dinliyorlar, halen evrimi savunabilen zihniyetler olmasını hayretle seyrediyorlar. Ama tabii doğru olan, demokrat olan evrimle birlikte Yaratılış'ın da okullarda öğretilmesidir. Ya da evrim öğretilirken, yapılan bilimsel çalışmaların, fosil kayıtlarının, bulguların, verilerin evrimi çürüttüğünün de gençlere anlatılmasıdır. Tek taraflı olarak sürekli bir yalanın dayatılması doğru değildir.

 

]]>
http://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256102/ali-karahasanoglu-“evrim-tartisilmaz-demeyinizhttp://harikabilgiler.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256102/ali-karahasanoglu-“evrim-tartisilmaz-demeyinizTue, 22 Aug 2017 23:44:31 +0300